blog ara « önceki blog  |  sonraki blog »  |  şikayet et giriş  

Birinizde Beni Satın Alsın :)

Son zamanlarda Teknoloji Haberleri hep 'Bu şunu satın aldı' şeklinde.

Örnek :

Myspace, Photobucket’ı Satın Aldı!

Adobe, Scene 7′i Satın Aldı!

Microsoft'tan Yahoo'ya 50 Milyar $

GittiGidiyor derken Ebay'a Gitti...
Blogcu.com satıldı.

Microsoft, İzmirli Devbiz'i aldı.

Yetti artık canım, ne zaman keşfedileceğim. Artık birileri de beni alsın ya. Yetenek + Potansiyel + Zeka + Enerji +.....+ Bilimum fiziki ve kimyevi olgular yanında felsefi ve sosyolojik düşüneler = BEN

İşin şakası bir tarafa dünya artık iyice küçülüyor. Rekabetin tek ölçüsü olmuş. Büyük balıklar küçük balıkları hızla yutuyor. Ortada OLTA ile avlayabileceğiniz küçük balık kalmıyacak. Bunu görmek lazım. Hala balığı olta ile tutma niyetiniz varsa bir an önce vazgeçin. Kendinize ya başka yöntem bulun ya da küçük balık olun sizi de yutsunlar. Bazen yutulmak da güzeldir.

Şahsi kanaatlerimden birisi de özellikle bu yıl kendini daha fazla hissettirecek ama asıl patlamaların önümüzdeki 2-3 yıl içide olacağına inandığım Bilişim Teknolojisindeki çok büyük devrim niteliğindeki buluşlar olacaktır.

 

Şimdileri pek de hayal edemediğimiz bir çok olgu hayatımızın vazgeçilmezlerine dönüşecek. Acaba biz şahsımz, ailemiz, toplum, devlet, dünya.. buna ne kadar hazırız?

 

Bu satınalmaların bir yönü de güç birliği. Artık büyük şirketler bilişim teknolojisinde sınırları zorlamak, bir çok alanda aynı anda tekelleşmek için stratejik birleşmeler, satınalmalargerçekleştiriyor. Hepsinin amacı Başta Google ve M$ olmak kaydıyla Dünyayı Avuçları arasına almak. Bu basit bir tabir değil. Tamamen Dünyanın kontrolünün kendi ellerinde olmasını sağlamak tek amaçları. Yoksa siz hala bunu göremiyor musunuz?

 

Artık çevremize At Gözlüğüyle bakmayı bırakalım arkadaşlar. Tuhaf ön yargılarla, garip iç güdüsel gibi görünen ama aslında dikkatsizlik ve acelecilikten kaynaklanan hatalar yapmıyalım.

 

Hani bu günlerde herkesin dilinde olan Değişim Başladı lafı varya, çok doğru. Ama DÜNYA dabaşladı. Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak. Biz görürüz veya görmeyiz ama Parmak izimiz, TC Kimlik no (hatta barkodlu) ile neredeyse yatak odamız bile kontrol edilir hale gelecek.

 

Alışverişte, Yolculukta, İş yerinde, tatilde... hiç önemli değil. parmağını basmayan veya TCK sını cırtlatmayanı WC ye bile almıyacaklar. Buna hazır mısınız?

 

Hayır hayır, Farklı Konulardan bahsetmiyorum. Bunların hepsi birbirini tamamlayan konular. Çünkü bu YAKIN GELECEK...

 

Sonuç : Beni kimse alamaz. Ben kimsenin boyunduruğu altına girmem. Hür doğdum hüryaşarım, çılgınlık yapmaya çalışacağa da şaşarım. ÖZGÜRLÜK kavramını yeniden düşünün. Lütfen. Gerçekten ne kadar özgürüz? Ana babamız veya sevgilimiz, eşimiz giyimimize, gezip tozmamıza karışmıyorsa kendini Özgür (!) sayan Ey Yanılmış gençlik.

Uyan artık. Uyan.....

 

Eğitim Şart!

İnsanoğlu 6 aylıkken başlıyor çevresini gözlemlemeye birşeyler öğrenmeye başlıyor. 2,5 yaşında iken beyni bir Prof.'un 2 katı kadar kapasiteyle çalışıyor. Maşşallah Maşşallah... Sonra büyüyor, okula gidiyor. Daha 6 aylıkken birşeyler öğrenmek için etrafına bakınan, konuşma ve olanları anlamaya çalışan insanoğlu; bu hevesini fazladıyla uygulayabilme imkanı olan okulda başka biri oluveriyor.(İstisnalar elbet var.) Henüz 3 yaşında "Anne ben okula ne zaman gidecem, bana ne zaman çanta-önlük alacaksınız" diyen çocuk, okul hayatının başlaması ile birlikte hayalleri trajedi, hatta kabusa dönüşmeyebaşlıyor. Peki ne oluyor da böyle olooooor? Aslında durum basit.

Çocuk araştırmacı, öğrenme azmiyle yanıp tutuşuyor.Herkese herşeyi soruyor. Anne, baba, dede, öğretmen... Bir süre sonra aldığı cevapların şekli ve niteliği değişiyor. "Ya bi sus", "Bi o kaldı öğrenmediğin", "Senin yaşın küçük anlamazsın" gibi cevapları almaya başladı mı dünyanın hiç de tahmin etmediği kadar enteresan ve tuhaf olduğunu idrak etmeye başlıyor.

Yine aynı karakterler çocuklarının ilk yıllarında;"baba dedi baba", "kendi yemek yiyebiliyor", "çişini söylüyor".... durumlarından bir süre sonra iş değişir. "Oğlum sus bi", "elleme kıracaksın", "i daha çekmeceleri karıştırırsan sorarım sana"...gibi azarlamalarla çocukdaki Öğrenme, merak ve araştırma duygularını daha 3-4 yaşlarındayken köretmeye çaba sarfediyoruz.

 

Pısırık, korkak, çekingen bir evlat yetiştirdiğimizin farkında bile olmuyoruz.Şimdi özetleyelim senaryomuzu. Senaryo dediysek dizi çekmeyecez. Gerçek senaryolar bu. Hayat hayat....

Bir çocuk var; Önce azimli, meraklı, çalışkan, hevesli, araştırmacı, çok zeki...Okul yaşlarından itibaren aynı çocuk; Hayattan bezmeye başlayan, herkesin kendisiyle uğraştığı izlenimi içinde, öğrenme azmini kaybetmeye başlamış, merak duygusunun ne olduğunu yakında tamamen unutacağını bilen, pısırık ve korkak...Sorarım size, biz neden kendi evlatlarımıza, gençliğimize bu kadar kötülük yapıyoruz?

 

Sonrada "ya bu çocuk küçükken böyle değildi" diyoruz. Değildi tabi SİZ bu hale getirdiniz. Anne- Baba- Öğretmenler - Toplumun Tüm bireyleri... Suçlular Ayağa Kalkın! desem tüm yurdum insanı ayağa kalmak zorunda kalır.Neden böyleyiz, neden kendi evlatlarımıza bu kadar kötülük yapıyoruz.
 

Sonrada "bizden bişey olmaz", "biz olmayız", "ne olacak bu memleketin hali" muhabbetleriyle suçlu papua yeni ginelilermiş gibi şuçlu ararız... Utanın be. Ayıp ayıp. Koca koca adamlarsınız.

Şu anda böyle yetişen gençlik size sesleniyorum : Kendinize gelin, özünüze, çocukluğunuza dönün.. Unutun ane, baba ve öğretmenlerinizden yediğiniz azarları. Gene korkusuz, gene meraklı gene araştırmacı olun. Çünkü şu an her zamankinden fazla bilgiye açsınız.Ailenizden veya okullardan aldığınızı sandığınız EĞİTİMİ ! unutun. Onlar sizi pısırıklaştırmakiçin verdiler o eğitimleri. Benim insanım, benim gencim pısırık olamaz.Lafla "ecdadımız şöyleyapmış, böyle yapmış" demekle siz bişey mi yaptığınızı sanıyorsunuz. Siz de yapın torunlarımız da bizlere desin. Kimin EĞİTİM'e ihtiyacı var? Ömrümü yediniz, ömrümü...

 Yorum Ekle (Toplam 2 yorum)

Coder Olmak!

Coder Olmak.

Bu konu uzun zamandır bende takıntı olan tuhaf bir konu. Artık gınağı (bıkkınlık) geldi. Ağzıma geleni saymanın vaktidir Smiley

Bazı Programlama sitelerinde yetkili sayılırım. Birşey bildiğimden değil yanlış anlaşılmasın. Sadece sivri dilimden Smiley Bu tür platformlarda zaman zaman hak dene hakkı verilmeli düsturu içinde hareket ettiğimde doğrudur. Ama hak edenlerin haddi hesabı yok ki kardeşim. Hakeza başka platformlarda vya msn de. Ya bi sakin olun. Ağır olun. Paniklemeyin. Boynuz olun sonra kulağa geçin. Cin olun sonra adam çarpın. Bu gençlik benim ömrümü yedi.

Ben coder değilim, olmayada pek niyetim yok açıkcası. Birkaç tanıdığım CODER var o sebeple pek cazip gelmiyor halleri. Ama asıl mesele şu ki "Kimdir Coder?"
Kod yazan diye atlamayın hemen Smiley İlk manası elbette kod yazan. Ama anladınız siz benim neyi kastettiğimi. Bu bir ünvan.

Atalarımız ne demiş;

"Herkes programcı olabilir ama Coder olamaz"
"Programcı bugünü, Coder yarını düşünür"

Malum yurdum gençliği ya hobi olarak ya da okuldaki dersleri itibariyle programlamaya adım atmakta gecikmiyorlar. Çok güzel Allah zihin açıklığı versin. Bu gençler başta forumlar olmak üzere değişik platformlardan Help Me! demektedirler. Eh hadi buraya kadar da tamam. Ama.... Yardım istemenin de adabı maşeret kuralları vardır. Hadi bunları bilmiyorsun uyarılara da mı kulak asılmaz be gençlik? Burada iki şık devreye giriyor;

1. Yardım istediğine pişman olur ve küser. Hatta yapıcı uyarılara bile içerler.
2. Doğru dürüst yardım istemeyi öğrenir ve istediğini alır.

Her iki durumda da balık tutmasını öğrenmek isteyen çok azdır. Bu isteyenler arasından da öğrenenler abaküsle bile saymaya değmeyecek sayıdadır.

Asıl curcuna Veritabanı bağlantısını gerçekleştirip, 3-5 butona OnClick yazdıkları zaman başlıyor ki hiç sormayın. Daha dün "üstad bu butona basılınca 'Hello World!' nasıl yazdıracam ? diye sorduklarını çabucak unutan genç arkadaşların artık havasından geçilmez hale gelmiş oluyor. Bir de msn ye Kişisel ileti yazdılar mı tamamdır. "Ben coder oldum".. hııııı oldun canım.
Devam et sen bu kafayla daha çok şey olursun. Ama CODER ıııh... Sittin sene olaman... Öpücük.

 Yorum Ekle (Toplam 2 yorum)