blog ara « önceki blog  |  sonraki blog »  |  şikayet et giriş  
Ocak 2008 Yazıları
GRİP NEDİR? NASIL KORUNULUR?
  • Yaygın bir şekilde “nezle” olarak adlandırılan aslında nezleden çok farklı seyri olan grip, A ve B tipi grip virüslerin neden olduğu, insandan insana kolayca geçen viral bir hastalıktır.
    * Hastalığın belirtileri ani başlayan , baş ağrısı, kas ağrıları, öksürük ateş/üşüme ve yorgunluk/zayıflık hissidir.
    * Grip her yıl toplam nüfusun yüzde 5’i ile yüzde 15’ini etkilemektedir.
    * Grip her 10-50 yılda bir, grip A virüsünün yeni ve farklı bir alt tipi ile dünya çapında ciddi salgınlara neden olabilir.
    * Grip hastalığına yakalanmış olan kişiler mümkün olduğunca başkalarıyla yakın temastan kaçınmalıdır.
    * Ellerin yıkanması gibi temel hijyen kurallarına uyulmalıdır.
    * Yüksek risk gruplarındaki kişiler (yaşlılar, kalp ve akciğer hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olan kişiler, bağışıklık sorunu taşıyanlar) gribe karşı koruyucu aşı yaptırmalıdır.
    * Enfeksiyonu önlemek, semptomların ciddiyetini ve süresini azaltmak için ulusal protokollere göre uygulanan antiviral ilaçlar da alınabilecek diğer önlemler arasındadır.
    * Grip konusunda toplumların bilinçlendirilmesiyle herhangi bir salgın ihtimali öncesinde uzman doktorlara başvurma oranı ciddi ölçüde artırılabilir ve grip mevsimi boyunca iş kayıpları önlenebilir.
  • Gribin başarılı biçimde kontrol altına alınması için erken tanı ve tedavi gereklidir. Grip tedavisinde antibiyotik kullanmak yanlıştır, çünkü grip virüsüne antibiyotiklerin etkisi yoktur. Ayrıca, gereksiz ve aşırı antibiyotik kullanımıyla oluşan direnç antibiyotiklerin bakterilere karşı etkinliğini azaltmaktadır. Soğuk algınlığı ilaçları ise, belirtilerde kısa süreli rahatlama sağlar, fakat tedavi edici değildir. Üstelik vücudunuza yerleşip yayılması için grip virüsüne zaman kazandırır.

    Son yıllarda geliştirilen gribe karşı etkili antiviral ilaçlar, grip virüsüne etki eder ve vücuda yayılmasını engeller. Grip başladıktan sonra kısa süre içinde gribe karşı etkili olan antiviral ilaçların kullanılması, hızlı bir şekilde iyileşme sağlamaktadır. Halk arasında kullanılan “tedavi edilirse bir hafta, edilmezse yedi gün sürer” sözünün aksine, gribe karşı etkili olan antiviral ilaçların kullanılması, ateş ve diğer hastalık belirtilerini azaltıp hızla iyileşme sağlar ve normal gündelik yaşama dönüşü hızlandırır.
 
 Bir haftadır önce oğlum sonra ben yorgan döşek yatıyoruz. Ben biraz da oğlumun hastalığının etkisiyle olsa gerek ne kadar ağırlaştığımı farkedememişim. Ta ki perşembe gecesini çok kötü geçirip cuma sabahı gözümü açamayacak duruma gelince. Özellikle anneme ve kızkardeşime çok teşekkür borçluyum. Bana çok güzel baktılar.
  Herkese sağlıklı, virüssüz, salgınsız günler diliyorum.
Yorum Ekle Yazının Kategorisi [ SAĞLIK ]
MÜCADELE ZAMANI

  2-3 hafta oldu mu bilmiyorum. Ayşe Arman’ın Ceyda Düvenci ve annesiyle yaptığı röportajı okumuş çok da etkilenmiştim. Hayatı bir kaza ile nasılda değişmiş. Sadece kendi hayatı değil tabi. Tüm ailesinin de hayatı. Bilenler vardır herhalde. Anne bir kaza sonucu gözlerini kaybetmiş. Ve kızının küçük yaşlarından bu yana –yanlış hatırlamıyorsam Ceyda Düvenci 8 yaşındaymış- görmüyormuş. Tabi zor ve yorucu zamanlar olmuş hepsi için. Fakat özellikle annenin hayata tutunuşu, kendisini bırakmayıp, acımayıp, acındırmayıp düzenini kurması beni çok etkiledi. Hayran olmuşumdur hep böyle insanlara. Hayatlarındaki zorluklardan yılmak yerine daha çok mücadele edebilme gücü olan insanlara. (En çok etkilendiklerimden birisi de kızının yüzünü, büyüdüğünde nasıl olduğunu merak ettiğini söylemesi. Kızını 8 yaşındaki haliyle hatırlıyor.)

  Bugün moralimi çok bozan omuzlarımı düşüren bir olaydan sonra aklıma geldi okuduklarım. Okurken çok beğenmiş takdir etmiştim ama iş uygulamaya gelince çok zor. ‘Hadi’ diyorum kendime ‘daha çok asılma, mücadele zamanı’ Ama o gücü gerçekten yüreğimde hissedebildiğimi söyleyemem. Hissedebilmek içinse çalışacağım. Yılmanın, karamsarlığın yararı yok biliyorum. Çalışmalı, düşünmeli, fırsatları olanakları yaratmalıyım. İşte bazı insanlar doğuştan sahip bu meziyetlere. O insanları kıskanmamak elde değil

1 Yorum Yazının Kategorisi [ güncel ]
Alkışlar Zeytinyağı İçin
Düzenli olarak zeytinyağı yeme alışkanlığına başlamanın,  neredeyse sigarayı bırakmak kadar sağlıklı bir adım olabileceğini biliyor muydunuz?


İdrarınızda yapılacak mikroskobik maddelerin ölçümü sayesinde vücudunuzun kansere karşı ne kadar güçlü bir savaşçı olup olmadığı anlaşılabilir. Maddeleri şarapnel parçaları gibi düşünün.Çok fazla olmaları vücudunuzun çok fazla zarar görmesi(darbe alması) demektir.

Zeytinyağı tüketin. yapılan bir çalışma gösteriyor ki; zeytinyağı alımını artıran kişilerin idrar örneklerinde daha az zarar verici maddelere rastlanılmıştır.

Peki bu "daha az" la kastedilen miktar nedir?  Bir damlası sigara içen bir kişinin içmeyi bıraktığı zamanki idrar örnekleriyle aynıdır.

RealAge Önerisi: Az yağlı bir beslenme hayatı uygulayarak ve yağ tükettiğiniz zamanlarda ise bu yağların sağlığa yararlı olan doymamış yağlar olmasıyla Gerçek Yaş’ınızı 6 yıla kadar gençleştirebilirsiniz.

Zeytinyağı bir bütün olarak sizin için yararlı maddelerden oluşmaktadır. Ancak bu maddelerin hangisi sizin kansere karşı olan mücadelenizde size yardım eder? 

Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda zeytinyağı içeriğinde bulunan fenolik maddelerin kansere karşı savaşta en güçlü yardımcılarımızdan biri olduğundan şüphe ediliyordu. Fenolik maddeler antioksidan içerirler. Ancak son bir çalışma ışığında etkilerinin daha az olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Değişen miktarlarda fenolik bileşenli 3 değişik çeşit yağ test edilmiştir ve ortaya çıkan çeşidin idrar örneklerinde bulunan hücrelere zarar veren maddelerin miktarında çok az bir değişiklik oluşturduğu görülmüştür. Araştırmacılar tekli doymuş yağların antıkanserojenık bir etkisi olduğunu düşünüyorlar.

Zeytinyağı mono doymuş yağlardan daha zengin olduğundan sadece kalp için koruyucu değil aynı zamanda kanser içinde sınırlayıcıdır. Bu da açıklıyor ki, Kuzey Avrupa ile kıyaslandığında beslenmeleri yağ üzerinde yoğunlaşan Güney Avrupalılar daha düşük kalp hastalıkları ve kansere yakalanma riskine sahiptirler. Ancak önemli bir uyarı da akılda tutulmalıdır: Çalışmalara katılan kişiler beslenmelerinde zeytinyağı kullanmamışlardır. Normalde tükettikleri yağların yerine kullanmışlardır. Bu miktar da yaklaşık olarak günlük 5 çay kaşığıdır.

Beslenmenizde tereyağı ve margarin yerine zeytinyağı kullanın böylece aldığınız toplam kalori miktarını artırmış olmazsınız. Eğer aldığınız kalori miktarında artış olursa başka sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.  
1 Yorum Yazının Kategorisi [ SAĞLIK ]
DOĞUM GÜNÜ
     Birtanecik oğlumun doğum günü. Onu kucağıma aldığım andan itibaren 3 yıl geçti. 3 hızlı, yorucu ama güzel yıl.
     Nasıl da heyecanlı kreşte doğum günü kutlayacakları için.Günlerdir öğretmenine de söyleyip duruyormuş ‘mum üfleyeceğim ben’ diye.
    Onun o zeytin gözlerinde ve güzel yüzünde hep bu tatlı gülümsemeyi ve mutluluğu görmek istiyorum. Şimdi çok kolay bu. Ufak bir parça çikolata veya yeni bir oyuncak araba ile mümkün. Ama biliyorum ki büyüdükçe zorlaşacak. Gülümsemek ve mutlu olmak.
    En büyük görevlerimizden biri bu galiba hayatta. Çocuklarımıza doğruyu güzeli gösterebilmek. İstediklerini elde edebilmek için tüm gücüyle çalışmasını, vazgeçmemesini öğretmek ve sonunda her zaman elindekilere bakıp gülümsemeyi , mutlu olmayı bilmesini sağlamak.
   Yani çoğu zaman bizlerin bilemediği, unuttuğu ya da çok geç öğrendiği şeyleri…
Yorum Ekle Yazının Kategorisi [ ANNE-ÇOCUK ]
HOŞGELDİN 2008

      Yeni bir yıla daha merhaba dedik. Açıkcası benimhem ülkem hem ailem hem de kendim için çok şeyler beklediğim bir yıl bu. 2007'yihiç istemediğim bir şekilde geçirmenin ve bitirmenin verdiği birşey belki ama iyi şeyler bekliyorum, iyi şeyler istiyorum yeni yıldan...

  

       2007'de kendi sahibi olduğum işyerini kapatmak durumunda kaldım maalesef. Maddi manevi çok yıpratmıştı beni. Ama şunu belirtmeliyim ki kesinlikle kendi başarısızlığım olarak görmüyorum bunu. Sadece oyunu kurallarına göre oynamadım etiğine göre oynadım. Bana göre doğru olan buydu ve vicdanım şimdi çok rahat. Evet sonucunda çok sıkıntılı günlerim oldu ama bana verdiği hayat dersini kolay kolay hiçbiryerden alamam. Ve de sıkıntılar birgün geçer, unutulur bile ama vicdan azabı ömür boyu sizinle kalır.

    

       İşte 2008'de bu sıkıntıları sona erdireceğimi ve aldığım büyük dersle hayata sımsıkı ve bambaşka sarılacağımı düşünüyorum.

  

        Ve şimdi çalan Şebnem Ferah CD'sinin sesini biraz daha açıyorum. Çok güzel söylüyor her zamanki gibi:

         Sil baştan başlamak gerek bazen

       Hayatı sıfırlamak

       Sil baştan sevmek lazım bazen

       Herşeyi unutmak!!!