blog ara « önceki blog  |  sonraki blog »  |  şikayet et giriş  
TÜRK TELEVİZYONLARINDA BÜYÜK GAFLAR

*CNN Türk'te Çiğdem Anat'ın "ajans 13"te yayına girdiklerini fark etmeyerek, yönetmenin "sen mi gircen yoksa Ankara mı?" demesine Anat'ın   "s.kt.r et Ankara yı simdi" demesi ve bunun yayın aninin ilk girişinde ekranda çınlaması...

 

*Mustafa Denizli'nin ATV'de bizim stadyumu sunduğu dönemde hakemliği yeni bırakan Erman Toroğlu'nu anons ederken "tartışmasız Türkiye'nin en büyük düdüğü" demesi ve Erman Toroğlu’nun afallaması.

 

*Melih Gökçek'in konuk olduğu bir televizyon programında yayına bağlanan bir hayat kadınının sözleri; Melih Bey iyi günler, biz bizim keranede 100 tane orospu senin gibi bitane orospu çocuğu doğuramadık" demesi.

 

*Kahramanımız Seda Sayan yine bir sabah elleri belinde programını sunuyor.

O sırada bi canlı bağlantı olur ve....

-alooo kiminle görüşüyoruz?

-ben Mustafa

-naber lan Mustafa. Nerden arıyosun bizi Mustafa

-Şişli’den

-Ne is yapiyon lan Mustafa

-Belediye Başkanıyım...

 

 Yorum Ekle (Toplam 1 yorum)
Öğrenci evlerinin ilginç yanları
  •  Her öğrenci evinde muhakkak 'nöbetçi sistemi' uygulanır ve günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.
    · Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir. Çay yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir.
    · Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır. (Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?)
    · Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır.
    · Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında eksikler ortaya çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır.
    · Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.
    · Her sabah derse geç kalınır ve öğle kalkıp okula yemek yemeğe gidilir. (Okulun yemeği ucuz olduğu için...)
    · Sınav dönemlerinin favori cümlesi "bu gece yatmıycam ders çalışcam"dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz.
    · Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.
    · Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan ısmarlatma olayına, iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.
    · Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bi pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı ise zaten kilitlenmez.
    · Ev fertlerinin aşağı yukarı tamamı leyla gibidir, yani aşk trafiği yoğundur. Kimininki platoniktir, kafayı yer ve yedirtir, kimi romantik takılır, şiirler ezberlenir, kimi ise akşam ansızın nişanlı olarak eve dönebilir.

Kimi zaman lafı koyma kimi zaman aptalca cevapların gülümsettiği anlar

Uçak

Lisedeyiz...Geometri dersi... Ders kaynasın diye yapmadığımız karaktersizlik yok. Hoca tahtaya sekil çizerken, okulun bayağı yakınından bir savaş uçağı geçti. Bizden biri:

- Aaa hocam uçak geçiyo!
Hocamızdan cevap:
- Elleme geçsin!!!
Sınıf komple kısa devre...

Printer

- ya benim bu printer çalışmıyor yenide almıştım.

-yardımcı olalım efendim
-tamam -bilgisayarınız printerı görüyor mu efendim (bilgisayara tanımlı olup olmadığını

sormaya çalışıyorum )
-evet karşı karşıyalar

 

 

 

Polis telsizleri

- 5443 Merkez : Cemal Gursel caddesi'nde supheli bir paket var.

- Anlaşildi, çevre güvenligini alin uzman gönderiyorum.
- Merkez uzman ekibe gerek kalmadi, paket bos.
- Bos oldugunu nasil anladiniz.
- Efendim uzerinden kamyon gecti.

Merkez ekiplerden sirayla mevkii ve yol durumu hakkinda bilgi aliyor :
- 5945 Merkez : Hava yagisli, zemin kuru, yolda kalan arac yok.
- Merkez 5945 : Hava yagisliysa zemin nasil kuru oluyor?
- Anonsu yaparken tunelden geciyorduk



Polis

Simdi arkadaşımla Taksim'de takılıyoruz bi adam ağlayan çocuğunu susturmaya çalışıyor.

Yanda da bi polis var; sonra adam çocuğa dedi ki
-Sus yoksa seni polise veririm.
Yandaki polis de bi dellendi ;
-Lan gerizekalı biz adam mi yiyoruz da bize veriyon çocuğu?

 

Müşteri Hizmetleri

-meraba ben batur nasil yardimci olabilirim?
-benim telefonda bi problem var yönlendirmeynen ilgili...
-peki ilk önce telefonunuzun 'menü' tusuna sonra da '5' tusuna basin...
-evet... tamam...
-ekran da ne var simdi?
-show tv... -???


Mükemmel Yer


Olayimiz Sariyer Taksim minibuslerinde gecmekte... Kravatli,duzgun giyimli bir adam inmek icin ayaga kalkar:
- Sofor bey. Mukemmel bir yerde inebilir miyim? (Herkes kopar) Minibus saga yanasir. Sofor:
- Tabi buyrun. Size layik degil ama... (Bu sefer herkes daha beter

Minibüs Yolculuğu

Okula ulaşmak için, Beşiktaş Akaretler'den Sarıyer minibüsüne biniyorum. Epey boşça olan minibüse, orta yaslarda bir abi biniyor ve benim gibi en öndeki üçlü koltuğa, yanıma oturuyor. Az sonra cebinden cüzdanı çıkarmak için hafifçe ayağa kalkan abimiz, minibüsçünün ani freni ile kafasını sert bir şekilde minibüslerde motor kabini üzerinde bulunan tahta para kutusuna çarpıyor. Ebleh bir bakışla yerine oturan abide bir kısa devre olmuş olacak ki, parayı minibüsçüye uzatıyor ve:
- Bi kısa camel versene!

 

 

Helikopter

Uludağ üniversitesi bahar şenliklerinde geçiyo olay. kalabaliktan uzak bi fakültenin yakinlarindaydik. 100 metre ileriye bi helikopter indi. Aletten biri eğilerek indi ve bi talebeye yaklasti. takriben 1 dakka konustuktan soora adam helikoptere bindi ve tekrar havalandilar. biz biraz şaşırdık nooluyo diye ama esas bomba o talebeye adamın ne sorduunu sorduumuzda inmisti beynimize. adam adres sormus. benden bu kadar.

 


Bilet


Mecidiyekoy-I.U Avcilar kampusu otobusune ara duraklarda yasli bir Teyze bindi. Yasli teyze:
-Evladim biletim yok bir sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim. Sofor:
-Tamam ama once iceriye bir sorun.
Teyze arkasini doner ve arkaya dogru yuksek sesle:
-Pardon acaba bundan sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim?

Beni Ara

Bir gun arkadasimla evimin yakinindaki bir duraktan minibuse bindik. Minibusunun caminda kocaman cep numarasi yaziyordu, fazla umursamadik ama goze batiyordu; beni ara, diye bağırıyordu resmen. Inecegim yere yaklasinca soforun numarasini cevirdim,

-"Musait bi yerde birakir misin abi?" dedim.
Adam afalladi, asildi frene. Minibus yarildi gulmekten.

 

Bankamatik

-su an bankanızın ATM sinden maaşımı çekemiyorum.

-üzgünüz efendim geçici bir hatadan ötürü su an tüm sistemlerimiz off dadır.
(bir saat sonra)
-ben de şuan OF dayım ve hala paramı çekemiyorum...



Fırın


Bir halk ekmek büfesinde mükemmel bir yazi gördüm. Sanirim satici kendi el yazisiyla yazmisti. Üstünde "Lütfen veresiye istemeyin sonra vallahi UNUTUYORUM" yazmisti.

 


Maddenin 3 Hali


Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulundugu ilkokulu disardan bitirme sinavlarindan birinde gerçeklesiyor. Disardan bitirme sinavi ya, yagli bagli adamlar da var sinavda. Gözetmenler sinav sirasinda siralarin arasinda dolasiyorlar. Tam o sirada gözetmen bakiyor, adamin biri sorularin hiçbirine cevap verememis;aciyor adama. "Maddenin üç halini yaziniz" sorusunu parmagiyla isaret ediyor ve adamin kulagina egilip cevabi fisildiyor: "kati,sivi, gaz." Sinav kurulunu dumura ugratan an cevap kagitlari okunurken gerçeklesiyor. Sorunun cevabi, kagitlarin birinde aynen söyle yer alıyor:Katır, sığır, kaz



IETT


Hani su IETT'nin yesil otobüsleri var ya; çevreci ve ABS frenli olanlar .Abi gayet güzel bir gün herkes kendi kivaminda ve tadinda yolculuk ederken birden bir telefon sesiyle irkildik. Gazman'inki gibi çaliyodu.Neyse adam çalan telefonu açti ve konusmaya basladi. Biraz argosu rahatsiz ediyordu çevreyi ama, asil rahatsizlik veren kapali olmasi gereken telefonun açik ve kullanilir vaziyette olmasiydi. Tabi çok geçmeden IETT söförünün ikaz sesi duyuldu;
-Beyfendi cep telefonuyla bu otobüste konusmaniz yasak!
Adam hiç iplemeden konusmaya devam etti. Söför tekrar uyardi;
-Beyfendi kime diyorum, cep telefonuyla konusmaniz yasak, aaaa!
Adam hala konusuyor valla hiç tinmiyor. Söför daha fazla dayanamadi bir hisimla el frenini çektigi gibi, caaaart diye durdurdu otobüsü ve herifin tepesine dikildi.
- Kardesim ne laf anlamaz adamsin sen yaaaaa! Bu otobüste cep telefonuyla konusamazssiiiin. Yasak yaaa yasaaaaak!
Söförün bu hiddetli haraketinin ardindan telefonla konusan adam bir an duraksadi ve telefonda konustugu kisiye dönerek;
- Aloo, Hilmi abi benim bu otobüste cep telefonuyla konusmam yasakmis abi. Naapalim abi, tamam sen konus ben sadece dinliyorum aabiii. Cümleten apistik kaldik billa

Orta Kapı

Rumeli - Hisarustu otobusuyle Taksim'e dogru gidiyoruz. Adamin biri Besiktas dolaylarinda gayet aceleci bir tavirla

-"Kaptan orta kapiyi rica edebilir miyim?".
Bizim sofor olaya hakim:
-"Tabi abi ayip ettin. Al götür. Senden kıymetli mi?

 Yorum Ekle (Toplam 1 yorum)
İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş

> > -"Baba, merhaba. Ben Lale...."
> > -"Ooooo. Güzel kızım benim. N'abersin bakalım?..."
> > -"Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..." -
> > -"Hayırdır? Bir sorun mu var?...
> > Kız ağlamaya baslar; babası ise üzüntü ve meraktan kafayı
yemektedir: -"N'ooldu kızım? Anlatsana..."
> > -"Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş..."
> > -"Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin de
boşanıyorsun?..." -"Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya.
Ben onunla evlendim."
> > -"İyi halt ettin, zilli. Neyse, artık yapacak bir şey yok. Versin
>mahkemeye,
> > hemen boşanın..."
> > -"Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi
>zamanlarımızda
> > çektiği çıplak fotoğraflarımı Internet'ten herkese
yollayacakmış...." -"Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?"
> > -"Ama babacığım. O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk
>yapacağını."
> > -"Peki. Olan olmuş artık. Yarin havale ederim parayı...Öğleden
sonra
>Bankaya
> > gidip çekersin; sonra da alıp yakarsın o kahrolası
fotoğrafları..." -"Sağ ol baba. Eeee. Şey...Bir de kürtaj için 2 milyara
ihtiyacım
>var..."
> > Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur:
> > -"Kürtaj mi? Bir de hamile mi kaldın o çocuktan sen?..."
> > -"Aslında ondan değil... Zenci bir çocuk vardı...Zaten o yüzden
>ayrılıyoruz
> > ya...."
> > Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık
inleyerek konuşmaktadır:
> > -" Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin.
>Allahim.
> > Nedir bu başımıza gelenler...Okulu bitirir bitirmez Ankara'ya
>dönüyorsun,
> > yoksa kırarım bacaklarını..."
> > -"İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan
atıldım çünkü..."
> > Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya
devirir
>ve
> > ancak bu şekilde konuşmasını sürdürebilir:
> > -"Okuldan mi atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık,
zilli?...Eh
>ulan?
> > Sen hele bir gel buraya. Ben sana yapacağımı bilirim. Evden
dışarıya
>adim
> > attirmiycam sana. İlk isteyenle de evlendiricim...."
> > -"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce
eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar... Pek iyi bir rapor
sunacağımı zannetmiyorum ben..."
> > -"Allahim, çıldıracağım... Bir de cinsel hastalıklar
haaa.....Kesin o zencidendir..."
> > -"Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden
kapmışımdır..." Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için
kendinden geçmiştir;
>ancak
> > hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
> > -"Hemen bu aksam dayını yolluyorum oraya. Seni alıp gelecek.
Adresini
>ver
> > bakiyim..."
> > -" Mahmutpasa Karakolu'ndayım... Gelirken kefalet için de biraz
para getirsin yanında..."
> > -"Karakol mu?...Bir de karakola mi düştün layyynnn? Ne
yaptın?...." -"Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp
dolaşmaya çıktım.
>O
> > kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse ki
kimse
>ölmedi.
> > Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek
gerekir sanırım..." Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne
kelime; adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar
>konuşmaya
> > başlar:
> > -"Babacığım. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece
sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım...
> > Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır:
> > -"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr

( bazen nerden anlatmaya baslamanız sizin için daha ii olur =) ))

 Yorum Ekle (Toplam 5 yorum)