<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:trackback="http://madskills.com/public/xml/rss/module/trackback/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:copyright="http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss" xmlns:image="http://purl.org/rss/1.0/modules/image/">
    <channel>
        <title>Anksiyete</title>
        <link>http://blog.ekolay.net/mcmk/Default.aspx</link>
        <description>Tedavi şekilleri</description>
        <language>tr-TR</language>
        <copyright>mcmk</copyright>
        <generator>EkolayBlog Version 1.0.0.1</generator>
        <image>
            <title>Anksiyete</title>
            <url>http://blog.ekolay.net/images/RSS2Image.gif</url>
            <link>http://blog.ekolay.net/mcmk/Default.aspx</link>
            <width>77</width>
            <height>60</height>
        </image>
        <item>
            <title>ANKSİYETE BOZUKLUKLARI</title>
            <link>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/19/anksiyete-bozukluklari.aspx</link>
            <description>&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" border="0"&gt;
    &lt;tbody&gt;
        &lt;tr&gt;
            &lt;td width="100%"&gt;
            &lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" border="0"&gt;
                &lt;tbody&gt;
                    &lt;tr&gt;
                        &lt;td width="660"&gt;
                        &lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" border="0"&gt;
                            &lt;tbody&gt;
                                &lt;tr&gt;
                                    &lt;td width="100%"&gt;
                                    &lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" border="0"&gt;
                                        &lt;tbody&gt;
                                            &lt;tr&gt;
                                                &lt;td width="100%"&gt;
                                                &lt;table cellspacing="5" cellpadding="0" width="100%" border="0"&gt;
                                                    &lt;tbody&gt;
                                                        &lt;tr&gt;
                                                            &lt;td valign="top" width="468"&gt;
                                                            &lt;table cellspacing="6" cellpadding="0" width="100%" border="0"&gt;
                                                                &lt;tbody&gt;
                                                                    &lt;tr&gt;
                                                                        &lt;td width="100%"&gt;&lt;font size="5"&gt;
                                                                        &lt;p align="center"&gt; &lt;/p&gt;
                                                                        &lt;p&gt;İ&lt;/p&gt;
                                                                        &lt;/font&gt;&lt;font face="Times New Roman" size="3"&gt; &lt;/font&gt;&lt;font face="Arial" size="2"&gt;nsanların yaşamlarını devam ettirmeleri, tehlikeli durumlardan korunmaları açısından anksiyete ve stres oldukça önemlidir. Anksiyete kısaca kaygı veya bunaltı olarak tarif edilebilir. Anksiyeteli kişi sıkıntılı ve heyecanlıdır, aniden kötü bir haber alacak veya kötü bir şey olacakmış gibi hissedebilir. Bu ruhsal belirtilere çarpıntı, nefes darlığı, terleme, titreme gibi bedensel belirtiler de eşlik edebilir. &lt;/font&gt;&lt;/td&gt;
                                                                    &lt;/tr&gt;
                                                                    &lt;tr&gt;
                                                                        &lt;td width="100%"&gt;&lt;!--- Reklam Başlangıcı - --&gt;&lt;!--- Reklam Bitişi - --&gt;&lt;/td&gt;
                                                                    &lt;/tr&gt;
                                                                    &lt;tr&gt;
                                                                        &lt;td width="100%"&gt;
                                                                        &lt;table&gt;
                                                                            &lt;tbody&gt;
                                                                                &lt;tr&gt;
                                                                                    &lt;td width="100%"&gt; 
                                                                                    &lt;table&gt;
                                                                                        &lt;tbody&gt;
                                                                                            &lt;tr&gt;
                                                                                                &lt;td width="100%"&gt;&lt;font size="2"&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Anksiyete normalde tehlikeli durumlarda kişinin kendisini korumasına yardımcıdır ve belirli hedeflere ulaşmak için zorlayıcı olmaktadır. Tehlikenin algılanması ile döğüş ya da kaç ilkesi uygulanır. Örneğin ısırmak amacıyla üzerine koşarak gelen bir köpeği gören kişide ilk tepki köpekten kaçmaktır. Köpeğin saldırısı tehlikelidir, bu saldırıya duyarsız kalmak kişinin yaralanmasına sebep olur. Bu tehlikeyi sezerek korkmak kişinin kendisini koruma mekanizmalarını harekete geçirmek açısından önemlidir. Benzer şekilde sınava girme kaygısı sayesinde sınavlara daha iyi hazırlanılır. İşinde başarısız olma kaygısı olan kişiler işini daha dikkatli yaparlar.&lt;/font&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Sağlıklı kişilerde korku ve kaygının nedeni bellidir. Hastalık durumunda ise nedensiz korku ve kaygı duyulur. Hastalık düzeyinde kaygı tek başına olabilir ve bu anksiyete bozukluğu olarak adlandırılır veya depresyon, alkol-madde bağımlılığı, tiroid bezi hastalıkları gibi çeşitli bedensel ve ruhsal hastalıklara eşlik edebilir. &lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Kişinin yaşamı boyunca anksiyete bozukluğu geçirme oranı % 25 dolayındadır. Çoğu kişi bu hastalığı doktora başvurmadan kendi başına atlatmaya çalıştığı için psikiyatriye başvuranların sayısı oldukça düşüktür. &lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Ansiyete bozuklukları çeşitlidir:&lt;/font&gt; &lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;ol&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Panik bozukluğu&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Yaygın anksiyete bozukluğu&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Sosyal fobi ve diğer fobiler&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Obsesif kompulsif bozukluk&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Travma sonrası stres bozukluğu&lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
                                                                                                &lt;/ol&gt;
                                                                                                &lt;font size="2"&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;1&lt;/font&gt;&lt;font face="Verdana" color="#ff0000"&gt;&lt;strong&gt;.PANİK BOZUKLUĞU (PANİK ATAK)&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Anksiyete belirtileri ataklar halinde gelir. Ataklar genelde 15-30 dakika kadar sürer. Atakların sıklığı ve şiddeti tanı açısından önemlidir. Panik atağın ne zaman geleceği bilinmez ve bu da kişilerin kaygısını artıran sosyal uyumunu bozan en önemli etmenlerden biridir.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Genelde gençlik döneminde ortaya çıkar. Gerçek nedeni bilinememektedir, ancak sıklıkla stres yaratan önemli yaşam olayları ile ilişkisi vardır (okulu bitirmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak, yeni bir işe başlamak, yakınını kaybetmek, ağır hastalık geçirmek gibi).&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Panik atağı sırasında aşağıdaki belirtilerden en az dördü bir arada bulunmalıdır:&lt;/font&gt; &lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;ul&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Çarpıntı &lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Terleme&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Nefes darlığı, boğuluyormuş gibi hissetme&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Titreme&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Baş dönmesi&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Bulantı&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Yaşadıklarının gerçek olmadığı hissi&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Ateş basması veya üşüme hissi&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Bedeni uyuşuyormuş gibi hissetme&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Göğüs ağrısı&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Ölüm korkusu&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Aklını yitirme veya çıldırma korkusu&lt;/font&gt; &lt;/li&gt;
                                                                                                &lt;/ul&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Panik ataklarda yukarıdaki belirtiler yanında aşağıdaki özellikler de önemlidir:&lt;/font&gt; &lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;ul&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Ataklar genelde aniden ortaya çıkar, atak ortaya çıktığında bunu durduracak bir yol yoktur. &lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Kaygının şiddeti ile yaşanılan durum arasında genelde bağlantı yoktur. &lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
                                                                                                    &lt;li&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Atak genelde birkaç dakikada geçer, ancak bazen daha uzun süre devam eden ataklar olabilir.&lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
                                                                                                &lt;/ul&gt;
                                                                                                &lt;font size="2"&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Atakların sıklığı kişiye göre değişir, ayda bir iki tane olabileceği gibi bazılarında hemen her gün görülebilir veya sık tekrarlayan ataklardan sonra uzun bir süre atak görülmeyebilir. Panik ataklarının ortaya çıkışı belli bir nedene bağlı olabilir veya nedensiz olarak kendiliğinden ortaya çıkabilir. Sadece baş dönmesi ve çarpıntı belirtileri ortaya çıkıyorsa sınırlı belirtileri olan ataktan bahsedilir. Sınırlı belirtileri olan ataklar iyileşme sürecinde olabileceği gibi ağır atakların öncü belirtileri de olabilir. Panik ataklar panik bozukluğunda görülmesinin yanında fobiler ve travma sonrası stres bozukluğunda olduğu gibi diğer anksiyete bozukluklarında da görülebilir.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Ruhsal belirtilere bedensel belirtilerde eşlik ettiği için hastalar genelde bedensel sorun olduğunu düşünür ve öncelikle başka branştan hekimlere başvururlar. Yaşadıklarının ruhsal bir sorun olabileceğini akıllarına getirmezler veya kabul etmek istemezler. &lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Panik atakları genelde tehlikeli değildir, ancak kişi kontrolünü yitirdiği duygusuna kapıldığı için tedirgindir. Tedavi edilmediği taktirde ciddi sonuçlar doğurabilir. Panik atağı geçirmiş kişilerin en büyük korkusu aynı şeyi tekrar yaşamaktır. Bu nedenle panik yaratan durumdan uzak durmaya çalışırlar sonuçta fobiler ortaya çıkabilir. Bunların içinde en önemlisi agorafobidir (açık alan korkusu). Kişiler dışarıya çıktığında panik yaşayacağı korkusu ile evde kalmayı tercih eder ve bir süre sonra hiç sokağa çıkamaz olabilir. Bu durumda yaşam kalitesi düşer, sosyal aktiviteler ve hobiler için harcanan zaman azalır, kişi kendisini hasta ve diğer kişilere bağımlı hissetmeye başlar, yalnız başına evde duramaz veya sokağa çıkamaz, çalışamaz veya işine gidemez duruma gelebilir. Hastalar panik ataklar sırasında sıklıkla acil servislere başvururlar. Zamanla depresyon, alkol-madde bağımlılığı ve intihar görülebilir.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt; &lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Verdana" color="#ff0000"&gt;&lt;strong&gt;PANİK ATAKLARI NEDEN OLUR?&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Gerçek neden bilinememektedir. Neden olan faktörler kısaca biyopsikososyal olarak ifade edilebilir. Bu konuda çeşitli teoriler vardır. Bazı araştırmacılar beynin temporal lobunun işlev bozukluğu veya hastalığın öğrenme yolu ile geliştirilmiş olduğunu ileri sürmektedir. Bazı araştırmalarda ise beyinde nörotransmitter (haberci) dediğimiz maddelerin düzenlenmesi ve işlevlerinde bozukluk olduğu öne sürülmektedir. &lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Stresli yaşam olayları panik atakların ortaya çıkışını tetiklemektedir. Yakın dönemde kayıp yaşamış veya yakınlarından, işinden veya bulunduğu çevreden ayrılmış kişilerde yaşamlarındaki bu değişikliklerle panik ataklarının başlangıcı arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Araştırmacılara göre stresli yaşam olayı kişinin direncini düşürmekte ve bu dönem hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Ailesel yatkınlık vardır. Panik hastalarının yakınlarında panik ataklar ve depresyon gibi başka ruhsal bozukluklar sıktır. Hastalık genelde 25 yaşından önce başlar. Kadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazladır. Çocuklarda da görülebilmektedir. &lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Kafeinli gıdalar ve kokain gibi uyarıcılar atağı ortaya çıkarmaktadır.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Panik ataklar panik bozukluğunda olduğu gibi tek başına ortaya çıkabildiği gibi kalp hastalıkları, solunum yolu ve endokrin hastalıklar gibi çeşitli bedensel hastalıklara da eşlik edebilir veya alkol madde bağımlılığı ile birlikte görülebilir. &lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Verdana" color="#ff0000"&gt;&lt;strong&gt;PANİK BOZUKLUĞU VE PANİK ATAKLAR NASIL TEDAVİ EDİLİR?&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Yapılan araştırmalar panik atak geçiren kişilerin psikiyatriye başvurmadan önce ortalama 10 ayrı doktora başvurduğunu göstermiştir. Bu hastaların panik atağı geçirdiği genelde anlaşılamamakta ve bu nedenle yanlış tanı ve tedavi sık olmaktadır. Panik ataklar sıklıkla kalp krizi ile karıştırılmaktadır. Bu hastalar atak sırasında sıklıkla “kalp krizi geçiriyorum” kaygısı ile acil servise başvururlar. Aynı şekilde ataklar kalp hastalığı ile karıştırılıp buna yönelik tedavi başlanabilmektedir. &lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Bu nedenle doğru tanı konması önemlidir. Doğru tanı koyabilmek için ayrıntılı fizik muayene, ruhsal muayene yapılmalı, nörolojik, endokrin, kalp ve solunum sistemi hastalıkları araştırılmalıdır. Bedensel bir hastalığın ortaya çıkması panik atak olmadığını göstermez. Bazı bedensel hastalıklara panik ataklar da eşlik ediyor olabilir. Bu durumda yine panik atakları önlemeye yönelik tedavi başlanmalıdır.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Panik bozukluğunun en uygun tedavisi ilaç kullanımının yanında bilişsel ve davranışçı terapi tekniklerinin kullanılmasıdır. Gevşeme egzersizlerinin de hastaya öğretilmesi faydalı olabilir. Panik atakları sırasında ilaç kullanımının pek faydası olmaz. Uygun doz ve uygun süre ilaç kullanımı ile atakların tekrarlaması önlenir. Yine diğer terapi yöntemlerinde amaç atakların tekrarını önlemektir.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;p&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Panik atağını uyaran gıdalardan uzak durulması, uyku ve yeme alışkanlıklarının düzenlenmesi atakları önlemeye yardımcıdır. &lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
                                                                                                &lt;/font&gt;&lt;font face="Times New Roman" size="3"&gt;&lt;/font&gt;&lt;font size="2"&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Aslında bütün bunların olmaması için bir an önce doktora başvurmak önemlidir. Sonuçta panik bozukluğu uygun ilaç tedavisi ile kolayca tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. &lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;small&gt; &lt;/small&gt;&lt;/font&gt;&lt;small&gt; &lt;/small&gt;&lt;/td&gt;
                                                                                            &lt;/tr&gt;
                                                                                            &lt;tr&gt;
                                                                                                &lt;td width="100%"&gt;&lt;small&gt;&lt;font face="Arial"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.populermedikal.com/drsibmer.asp"&gt;Uzm.Dr.Sibel Mercan &lt;/a&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;tarafından hazırlanmıştır.&lt;/small&gt;&lt;/td&gt;
                                                                                            &lt;/tr&gt;
                                                                                        &lt;/tbody&gt;
                                                                                    &lt;/table&gt;
                                                                                    &lt;/td&gt;
                                                                                &lt;/tr&gt;
                                                                            &lt;/tbody&gt;
                                                                        &lt;/table&gt;
                                                                        &lt;/td&gt;
                                                                    &lt;/tr&gt;
                                                                &lt;/tbody&gt;
                                                            &lt;/table&gt;
                                                            &lt;/td&gt;
                                                            &lt;td valign="top" width="160" bgcolor="#ffbbc0"&gt;
                                                            &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;meta content="Microsoft FrontPage 5.0" name="GENERATOR" /&gt;
                                                            &lt;meta content="FrontPage.Editor.Document" name="ProgId" /&gt;
                                                            &lt;table cellpadding="0" width="160" border="0"&gt;
                                                                &lt;tbody&gt;
                                                                    &lt;tr&gt;
                                                                        &lt;td valign="top" align="center" width="20%" height="297"&gt; &lt;/td&gt;
                                                                    &lt;/tr&gt;
                                                                &lt;/tbody&gt;
                                                            &lt;/table&gt;
                                                            &lt;/table&gt;&lt;/td&gt;
                                                        &lt;/tr&gt;
                                                    &lt;/tbody&gt;
                                                &lt;/table&gt;
                                                &lt;/td&gt;
                                            &lt;/tr&gt;
                                        &lt;/tbody&gt;
                                    &lt;/table&gt;
                                    &lt;/td&gt;
                                &lt;/tr&gt;
                                &lt;tr&gt;
                                    &lt;td width="100%"&gt; &lt;/td&gt;
                                &lt;/tr&gt;
                            &lt;/tbody&gt;
                        &lt;/table&gt;
                        &lt;/td&gt;
                    &lt;/tr&gt;
                &lt;/tbody&gt;
            &lt;/table&gt;
            
        
        &lt;tr&gt;
            &lt;td width="100%"&gt; &lt;/td&gt;
        &lt;/tr&gt;
    
&lt;img src="http://blog.ekolay.net/mcmk/aggbug/62.aspx" width="1" height="1" /&gt;</description>
            <dc:creator>mcmk</dc:creator>
            <guid>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/19/anksiyete-bozukluklari.aspx</guid>
            <pubDate>Fri, 19 Oct 2007 11:12:10 GMT</pubDate>
            <wfw:comment>http://blog.ekolay.net/mcmk/comments/62.aspx</wfw:comment>
            <comments>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/19/anksiyete-bozukluklari.aspx#feedback</comments>
            <wfw:commentRss>http://blog.ekolay.net/mcmk/comments/commentRss/62.aspx</wfw:commentRss>
        </item>
        <item>
            <title>Sözlükte Anksiyete</title>
            <link>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/19/sozlukte-anksiyete.aspx</link>
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Anksiyete&lt;/strong&gt; veya &lt;strong&gt;endişe&lt;/strong&gt;, canlılarca deneyimlenen kaygı, korku, gerilim, sıkıntı halidir. Canlıların dış ortama uyum çabasında koruyucu bir tepkidir. Denetim dışına çıkıp kişinin işlevselliğini aksattığında &lt;a class="new" title="Anksiyete bozuklukları" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Anksiyete_bozukluklar%C4%B1&amp;amp;action=edit"&gt;Anksiyete bozuklukları&lt;/a&gt; olarak incelenir. Psikiyatride bir grup hastalığın genel adıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Terleme, titreme, çarpıntı vs. gibi bedensel belirtileri görülebilir. Başına kötü bir şey geleceğini düşünme, rezil olmaktan veya komik duruma düşmekten korkma gibi bilişsel (düşünsel), fakat çoğu kez nedeni belirsiz, tanımlanamayan bir gerginlik durumudur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Anksiyete, genelde kavramsal, somatik, duygusal ve davranışsal bileşenlere sahip olmak biçiminde tanımlanır (Seligman, Walker &amp;amp; Rosenhan, 2001). Kan basıncı ve kalp atışının artması, terleme, ana kas gruplarına ani kan akışının hücum etmesi nedeniyle kaslarda gerginlik, bağışıklık ve sindirim sistemi fonksiyonlarının yavaşlaması gibi fiziksel etkileri vardır. Bunlara ek olarak mide bulantısı, el ve ayaklarda soğukluk, titreme -üşüme hissedilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Duygusal açıdan ise hastalık korku ve panik hissine neden olur. Kişi her şeyi olabilecek en olumsuz yönüyle ele alır, moral seviyesi an alt düzeydedir. Davranışsal olarak ise hasta, anksiyete kaynağından kaçma eğilimi gösterir. Yine de anksiyeteden sadece patolojik bir durummuş gibi bahsetmek yanlış olur. Bu his, korku, kızgınlık, üzüntü ve mutluluk gibi duygularla beraber gelen, insanoğlunun hayatta kalmasıyla bağlantılı temel duygulanımlardan birisidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Anksiyete tedavisi en az bir yıllık ilaç tedavisi şeklinde seyreder. Bunun yanı sıra derin nefes alıp vermek endorfin salgılanmasına neden olduğu için hastaları rahatlatır. Masaj, aromaterapi, telkin gibi yöntemlerinde işe yaradığı bilinmektedir.&lt;/p&gt;&lt;img src="http://blog.ekolay.net/mcmk/aggbug/61.aspx" width="1" height="1" /&gt;</description>
            <dc:creator>mcmk</dc:creator>
            <guid>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/19/sozlukte-anksiyete.aspx</guid>
            <pubDate>Fri, 19 Oct 2007 10:59:17 GMT</pubDate>
            <wfw:comment>http://blog.ekolay.net/mcmk/comments/61.aspx</wfw:comment>
            <comments>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/19/sozlukte-anksiyete.aspx#feedback</comments>
            <wfw:commentRss>http://blog.ekolay.net/mcmk/comments/commentRss/61.aspx</wfw:commentRss>
        </item>
        <item>
            <title>Merhaba Arkadaşlar.....</title>
            <link>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/18/merhaba-arkadaslar.aspx</link>
            <description>Blog konusunda oldukça yeniyim.Ama bi yerden başlamak gerekiyordu.Bende her işin başı sağlık diyerek son yıllarda sık gündeme gelen psikolojik hastalıklar hakkında konuşmak ve başından bu tür rahatsızlıkları geçmiş olan tecrübeli ve tedavi alternatifleri yaşamış kişileri buluşturmayı düşündüm.Çünkü bu konuda damdan düşmemiş ,sıkıntısını çekmemiş kişiler, hatta doktorlar baştan savma tedavi yöntemleriyle ilgiyi haketmiş hastaları düzeleceklerine daha beter hasta edip kendi başlarına bıraktıklarını şahit oldum.Umarım faydalım olabiliriz....&lt;img src="http://blog.ekolay.net/mcmk/aggbug/43.aspx" width="1" height="1" /&gt;</description>
            <dc:creator>mcmk</dc:creator>
            <guid>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/18/merhaba-arkadaslar.aspx</guid>
            <pubDate>Thu, 18 Oct 2007 09:48:57 GMT</pubDate>
            <wfw:comment>http://blog.ekolay.net/mcmk/comments/43.aspx</wfw:comment>
            <comments>http://blog.ekolay.net/mcmk/archive/2007/10/18/merhaba-arkadaslar.aspx#feedback</comments>
            <slash:comments>2</slash:comments>
            <wfw:commentRss>http://blog.ekolay.net/mcmk/comments/commentRss/43.aspx</wfw:commentRss>
        </item>
    </channel>
</rss>