Son albümü ‘Nasıl Delirdim’ ile dikkat çeken ve adından sıkça söz ettiren Hande Yener, Hülya Avşar’ın programına konuk oldu ve tüm sorulara samimiyetle yanıt verdi.
Hande Yener kendisi için çok önemli olan ve hayatında çok büyük rol alan Hülya Avşar’ın yeni programı ‘Hülya Avşar Stüdyosu’na konuk oldu.
En son 5 yıl önce yaptığı programda biraraya geldiği Hülya Avşar’ın tüm sorularına içtenlikle cevap veren Hande Yener’le ilgili bilinmeyen birçok soru da yanıtlarını buldu.
Müzik, sanat, dünya, politika ve tabii ki Madonna’nın konuşulduğu programda Hülya Avşar, sık sık Hande Yener’e olan beğenisini dile getirdi. Ve yıllar önce keşfettiği Hande Yener’in çok doğru bir isim olduğunu söyledi.
Hülya Avşar: “Türk pop müziğinda taklitler var. Fakat aradan sıyrılanlar da var. Hande Yener bir marka yarattı. Popüler ezgileri bir kenara attı. Aldığı büyük risk onu daha da yükseklere çıkardı.”
İşte Hande Yener’in ses getirecek açıklamaları:
* Kimseyi taklit etmiyorum. Yaptığım müziğin türü elektronik müzik.
* Türkiye’de müzik yaparken hep dışarıyı izlememiz gerekiyor. Yaptığım soundlara kulaklar alıştı. Yetmedi bana. Çok fazla müzik dinledim. Bu tarz müzik için farklı bir duruş gerekiyor.
* Sahnede fazla sohbet etmem. Daha çok müzik olmalı. Konuşunca alaturka duruyor. Sahnede konuşmak için önceden bir şeyler hazırlamam. Ama kopukluk olsun istemem. Kısaca şarkının geçmişini anlatırım. İleride benim de anlatacak şeylerim olacak. Yılların birikimi olacak bir gün. İddialı olduğum konuları öne almaya çalışıyorum şu an.
* Sahnede, videolarda ve çekimler de gülmüyor olmamam imaj değil. Benim ruhum böyle. Mutlu biriyim, fakat sürekli sempatik duramam.
* Magazincilere antipatim yok. Dejenere edildiği zaman hoşuma gitmiyor. Paparaziler aniden bir şey sorunca sinirleniyorum. O hareketi bu kadar televizyona çıkacağını düşünmedim. Herkes görecek diye mutlu olmadım. Röntgenlendiğimi hissettim. Herkesle röportaj yapmıştım. Biri kaldı ve dikizledi. Pişman değilim. Yine olsa yapar mıyım bilmiyorum. Gözümün hiçbir şeyi görmediği anlar oluyor. Magazincileri sevmiyor değilim. Beni bir masanın altından çıkarmadılar. Başarıdan sonra bu ilgi doğdu.
* Bir yere getirmek için destekledikleri insanlar var. Bir şey yapmadığı halde pohpohladıkları insanlar var. Olmayanları olmuş gibi gösterdikleri konular var.
* Tezgahtarlık küçümseniyor. Ama o da bir kariyerdi.
* Benim her şeyim ters başlıyor. Albüm yapabilmek için kendi kendime kalmam gerekiyordu. Sezen’in kanatlarından çıkınca çok zorluk yaşadım. Yapımcıların sevgilisi olmam gerekiyordu. Biri “evlen, fasulye ayıkla.” Dedi. Ben de bu işten vazgeçtim. Tekrar Sezen’i aradım. Yaşadıklarıma çok üzüldü. Aykut Gürel’i aradı. O sayede ilk albümü yaptım. Çok para sıkıntısı yaşadım. Konuk olarak çağrıldığım programlara giderken arabaya koyacak benzin param yoktu.
* Oğlumun arkadaşlarına servis yaptığım oluyor. Oğlum Çağın ekonomik farkı yaşamadı. Fakat bir anda şöhretimle birlikte kıskançlık yaşadı. Babasıyla görüşüyor. Fakat biz artık eski eşimle yabancıyız.
* Hayatta çok mutluyum. Hazır ve donanımlı hissediyorum. Dünyada başarılı olursam kendimi eşsiz hissederim. Yarattığım bu deneysel müziğin tutmasını istiyorum.
* Bu sene kısa elbiseler, kalın bilezikler ve çoraplar moda. Modayı ve dünya starlarını takip ediyorum. İnsanların kendilerini nasıl yenilediğini takip ediyorum.
* İki ilişkimin de benden ufak olması tesadüf. Gençlerden hoşlanırım diye bir şey yok. Kadir çok küçük durmuyor.
* Yaşlanınca enerjimin düşmesi beni üzer. Fiziksel yaşlanmayı ertelemek istiyorum. Olabilecek tüm estetikleri olurum. Değişmek için değil, genç kalmak için olurum estetik. Estetik olup da en iyi olan Deniz Akkaya. Harika Avcı’ya da çok yakıştı.