blog ara « önceki blog  |  sonraki blog »  |  şikayet et giriş  
DUYGU VE DERİNLİĞİYLE İSTANBUL - SERGİ
 

Duygu ve gözlemlerini renklerle ifade eden başarılı ressam Ümmet Karaca’nın eserlerini; 24 Ekim-7 Kasım 2007 tarihleri arasında Teşvikiye Derinlikler Sanat Merkezi’nde görebilirsiniz.

 

İstanbul konulu sergide, Gürcü ressamın İstanbul’a bakışı tüm çıplaklığıyla tuvale yansıyor.

 

Ümmet Karaca’nın sanatı; İstanbul’u duygu yüklü ve derin bir şekilde resmetmesinden dolayı her geçen gün daha da önem kazanıyor. Resimlerinde; konuyu yönlendirici baz alarak koymak yerine, espriyi vurgulayıcı bir tonu öne çıkarma isteği, Ümmet Karaca’nın eserlerinde göze çarpan ilk özellik.

 

Toprağa ve kültüre, tarihsel anılara, yaşam ayrıntılarına atıfta bulunma tutkusunun Rus resmindeki yaygın görünümü dikkate alındığında, Ümmet Karaca’nın daha esnek bir lirizmi benimseme yönündeki çabası dikkat çekiyor.

 

Sanat öğrenimini Tiflis Yüksek Ressamlık Okulu’nda tamamlayan Kafkasya kökenli sanatçı Ümmet Karaca, özellikle son yıllarda, Türkiye’nin sanat ortamına yönelik çalışmaları ve bu çalışmalardan kaynaklanan popülaritesiyle ilgi görmektedir.

 

 

Derinlikler Sanat Galerisi

 

İspilandit Apt. No:99 K:4 D:5 Teşvikiye İSTANBUL (Teşvikiye Cami karşısı)

 

 

Melike Birgölge 

SİZİN HİKAYENİZİ ÇALDIM ! - KİTAP

"Neden" ve "nasıl"lar çokça kafanızı kurcalıyorsa ve "ne garip ama gerçek" dediğiniz başka hayatların ruhundan kendinize pay çıkarmayı seviyorsanız bu kitap sizin.

Okurken yorulmayacaksınız...

Çoğunuz bıyık altından güleceksiniz. Birçoğunuz "silkinme zamanınızın" geldiğine yemin edip kitap bittikten sonra, yeni bir nefesle hayata devam etmenin çok zor olmadığına inanacaksınız.

Bıyığı olmayanlar üzülmesin! Siz de kahkaha atmayı öğreneceksiniz; hatta yanınıza bir arkadaşınızı alıp ona öğrendiğiniz hayat sevincini bulaştıracaksınız!

Buna hepimizin o kadar ihtiyacı var ki! Ve bu o kadar da yakınınızda ki! Birbirimizi anlamaya o kadar ihtiyacımız var ki...

Kimi zaman, yazarlar bu yüzden vardır sanki! Size unuttuklarınızı hatırlatmak için... Onların öykülerinin kahramanı olmanız bu yüzden o kadar kolay olur! Çünkü tam hissettiğiniz gibidir yazdıkları, benimser, kolayca özdeşim kurarsınız.

Yazıdaki her kahraman sadece ve sadece sizsiniz. Ve öyküler sizin hayatınız! Dilekleriniz ve hayal kırıklıklarınız ne ise o var burada! Ve kimseninki sizinkinden farklı değil. İçlerinde hayallerini gerçekleştirenler var, "gerçekleştiremeyeceğinize inandığı için" de yapamayanlar!

Düşünmek, hayatı kucaklamak için kollarını açmaktır.

Bedava kucak işte! Gelin sarılalım.

 

 

Kitap: Sizin Hikayenizi Çaldım

Yazar: Ayşenur Yazıcı

Sayfa sayısı: 198

Yayınevi: Epsilon Yayınevi

 

Kazım Koyuncu Kültür Merkezi gönüllüleri buluşuyor!
 

Kazım Koyuncu Kültür Merkezi, çalışmalarına 27 Ekim 2007 Cumartesi günü düzenlenecek “Kazım Koyuncu Kültür Merkezi Kurucu Üyeler ve Gönüllüler Buluşması” davetinin ardından başlıyor.

 

27 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek etkinliğe Kazım Koyuncu’nun ailesi, sanatçı dostları, Kültür Merkezi’nin tüm kurucuları ve Kültür Merkezi’nin kuruluş sürecine katkıda bulunmuş gönüllüler katılacak.

 

Kazım Koyuncu Kültür Merkezi Derneği’nin kuruluş başvurusu 20 Eylül 2007 günü yapıldı.  Kazım Koyuncu Kültür Merkezi Derneği’ne Kazım Koyuncu’nun babası Cavit Koyuncu; ablası Canan Erdem,  ağabeyi Oğuz Koyuncu’nun yanısıra Şevval Sam, Vedat Sakman,Taner Öngür,  İlkay Akkaya, Hilmi Yarayıcı, Metin Kahraman, Bayar Şahin, İsmail İlknur, Nihat Aydın, Sinan Taşkıran, Aytaç Arman, Aydın Sayman, Şule Zeytinci, Jülide Kural, Mustafa Alabora, Celal Çimen, Ali Yaylı, Yiğit Tuncay, Tülin Özen, Mustafa Turan, Reis Çelik, Yeşim Ustaoğlu, Ezel Akay, Sebahat Danış, Kadir Çil, Eşber Yağmurdereli, Ümit Kıvanç, Hatice Tuncer,  Sine-Sen Genel Başkanı Yusuf Çetin, Sine-Sen Genel Sekreter’i Ahmet Keskin, üyesi Zafer Ayden’in de aralarında bulunduğu 123 kişi kurucu üye oldu. Kültür Merkezi’nin kuruluş çalışmalarına kurucu üyelerimiz dışında da onlarca gönüllü katıldı. Kazım Koyuncu Kültür Merkezi Derneği kurucu üyeleri ve gönüllüleri cesaret gösterip bir hayali gerçeğe dönüştürmek için elele verip yola koyuldular. 27 Ekim’de bu hayali paylaşanlar bir araya gelecek.

 

 

27 EKİM CUMARTESİ

SAAT:17.00

KAZIM KOYUNCU KÜLTÜR MERKEZİ

Cafer Ağa Mah.

Mühürdar Sk. No: 95/1

Kadıköy/İstanbul

Melike Birgölge

BALIK EV - MEKAN

Somon döner ilgi çekiyor

Balık Ev'de balıkları hem satın alma hem de masada oturup yiyebilme şansınız var. 120 kişilik bir oturma kapasitesine sahip. Günde 650 kişi geliyor. En çok hamsi, palamut ve lüfer tercih ediliyor. Somon döner ise en çok ilgi çekenler arasında.

 

Adres: İstinye Park - İSTİNYE - İSTANBUL

SENDEN BAŞKA YOK - KİTAP
 

 

 

                                 Senden Başka Yok

  

 

“Okuyucuyu aynı anda hem güldürüp hem de ağlatmak yetenek ister… Son sayfayı okuduktan sonra çok uzun bir süre hikâyeyi aklınızdan çıkaramayacaksınız.” -Heat

 

 

“New York'a geri dönüp onu bulmak zorundaydım. Orada olmama ihtimali de vardı ama şansımı denemek zorundaydım çünkü tek bir şeyden emindim: Burada değildi.”

 

Anna Walsh resmen bir harabe. Anne ve babasının Odadan İyidir diye tabir edilebilecek evinde, Dublin'i terk edip New York'a dönebilmenin hayaliyle yaşıyor. Arkadaşlarına dönmek. Dünyanın En Muhteşem İşine dönmek. Ve hepsinden ötesi, Aidan'a dönmek.

 

Fakat ailesinin başka düşünceleri var (kendi başarıları dışında yani). Ve sanki Aidan da onunla tekrar temasa geçmekten kaçınıyor gibi. Nedendir bilinmez!

 

Anna'nın bu kadar çok sevdiği dünyasını ne parçalamış olabilir? Ayrıca her şeyi yeniden yerli yerine oturtacak olan kişi gerçekten de Aidan mı acaba?

 

 

Maeve Binchy'nin tahtına kurulan modern bir roman kraliçesi olan

Marian Keyes, öykü anlatıcılığında son derece usta. Üslupla gerçeği bir araya getirişi, vazgeçmediği mizah ve pathos, onu tüm dünyada çok satar listelerine taşıyor.”

                                                                                                    -Irish Independent

 

“Marian Keyes, insana-kendini-iyi-hissettiren-kitaplar cemiyetinin kraliçesi. İnsanın içini ısıtan komedileri, onu İngiltere'nin en çıtır yazarına ve kendi kuşağının sesine dönüştürdü.” -Daily Mirror

 

 

Kitap: Senden Başka Yok

Yazar: Marian Keyes

Yayınevi: Artemis Yayınları

EVLİLİĞİN KATİLİ KİM? - TİYATRO
 

    

              Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler

Eric-Emmanuel Schmitt’in yazdığı Şehsuvar Aktaş'ın dilimize çevirdiği Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler’in rollerini Haluk Bilginer ve Vahide Gördüm paylaşıyorlar. Kemal Aydoğan’ın yönettiği oyunun sahne tasarımı Bengi Günay’a, müzikleri Tolga Çebi’ye, ışık tasarımı İrfan Varlı’ya ait.

Evlilik üzerine bir oyun olan Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler, “kentli”, “orta sınıf” çoğunluğun “normal” dünyasının sınırları içerisinde geçer. Suç işlemek için seri katil olmaya gerek yoktur. Bir kadınla bir erkeğin evliliğinde yeteri kadar suç bulmak hiç de zor değildir.

Acıyla yoğrulmuş bir oyun olan Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler, “acı”yı göze alabilme yürekliliğini gösterebilenlere “umut” vaat eder. Tüketmek yerine çoğaltmak, yok etmek yerine var etmek, öldürmek yerine yaşatmak kavramlarına sahip çıkmak gerektiğini savunur.

Her hafta Perşembe, Cuma, Cumartesi 20.30, Pazar günü 16.00’da Oyun Atölyesi’nin Moda’daki sahnesinde izlenebilir.

 

 Yorum Ekle (Toplam 1 yorum)
MÜZİKALDE HAYALET VAR ! TİYATRO
 

 

Jack Sharkey ve Dave Raiser’in yazdıkları, İpek Kadılar Altıner’in uyarladığı ve şarkı sözlerini yazdığı Müzikaldeki Hayalet coşkulu, komik  pop bir müzikal.

 

Ünlenmiş parçalar ve Cenk Taşkan’ın bestelediği özgün şarkılardan oluşan müzikale Önder Bali yönetiminde 7 kişiden oluşan  Orkestra Kedi eşlik ediyor.

Hakan Altıner’in yönettiği müzikalin, Dekor Tasarımını Barış Dinçel, Koreografisini Mikel N. Vidhi, Işık Tasarımını ise Cengiz Özdemir üstleniyor.

 

Deniz Türkali, “Hayalet” rolüyle müzikalin en eğlenceli motifi olarak başrolü üstlenirken;  müzikal oyunculuğu konusunda sesleri, dans yetenekleri ve oyunculuklarıyla Türkiye’nin en iyi yetişmiş iki müzikal oyuncusu; Atılgan Gümüş ve Demet Tuncer ilk kez bir araya geliyorlar. Dar bütçeli tiyatronun her işe koşturan genç oyuncularını ise Elif Çakman, Dilek Aba ve Erez Ergin Köse paylaşıyorlar.

 

Atılgan Gümüş, Tiyatro Kedi’nin 3. yılında devam etmekte olan  Müzikali “Casablanca”da başrolü Yeşim Salkım’la paylaşmaya devam ettiğinden her iki müzikalde de oynayarak bir ilke imza atıyor.

 

Oyunun konusuna gelince:

 

New York’ta eski bir opera binasından dönüştürülmüş dar bütçeli bir tiyatro. Hayalleri büyük ama bütçesi çok küçük üç genç tiyatrocu tiyatro yapacak parayı toparlamak için bir süreliğine tiyatroda konserler düzenliyorlar. Üçü de müzikal tiyatro bölümünden mezun Tenor Gaston (Atılgan Gümüş), Soprano Pristine (Elif Çakman) ve Bariton Bubby (Erez Ergin Köse)  konserlerde dans edip şarkı söyleyerek tüm hünerlerini gösterseler de ünlü bir kadın solist olmadan yeterli bileti satamıyorlar. Farklı gecelerde, farklı türlerde şarkı söyleyen beş ayrı ünlü solistin yarattığı karmaşayla başa çıkmaya çalışan tiyatrocuların en büyük sıkıntısı ise konuk solistleri kaçırmaktan keyif alan Hayalet (Deniz Türkali). Unutulmuş operanın, yaklaşık üçyüz yaşındaki ve  öldüğünün farkında olmayan Hayalet’i ile öldüğünün fena halde farkında olan sadık giydiricisi Eleanore’u (Dilek Aba) uzun süre tiyatro çalışanı sanan oyuncular, Gaston’un ünlü solistlerden Gloria’ya (Demet Tuncer) aşık olmasıyla birbirinden komik durumlara düşüyorlar.   

 Yorum Ekle (Toplam 1 yorum)
En güzel sonbahar manzaralarını izlemek istiyorsanız!

Sonbahar, insanı hüzünlendirdiği kadar, kendine has güzellikler de sunuyor.
Sonbahar yağmurlu günleri beraberinde getiren, yaprakları sarartan, kışın habercisi sonbahar; insanı hüzünlendirdiği kadar, kendine has güzellikler de sunuyor. Ağaçların yeşilden sarıya, sarıdan turuncuya ve hatta kimi zaman kırmızıya büründüğü, göğün çelik grisi renginin göllerin üzerine düştüğü günler muhteşem manzaralar vaat ediyor. Özellikle fotoğrafçılar ve ressamlar için bulunmaz zamanlar.

Biz de bu hafta jüri üyelerimize, Türkiye'de en güzel sonbahar manzarasını sunan adresleri sorduk. Pek çoğu Milli Park statüsünde bulunan, yaprak döken ağaçlar bakımından zengin ormanlık alanlar listeye ağırlığını koydu.

Yedigöller

Yedigöller bölgesi Sazlıgöl, İncegöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl ve Seringöl'den oluşuyor. Sonbahar ve kış mevsiminin en güzel yaşandığı yerlerden biri. Birçok profesyonel fotoğrafçının gözbebeği. Ağaçların turuncu ile kızıl arasında dolaşan rengi, göllerin üzerine düştüğünde manzaranın seyrine doyum olmuyor. Sabahın ilk ve akşamın son ışıkları kaçırılmaması gereken saatler. Yedigöller'e ulaşmak için İstanbul-Ankara yolunun Bolu il sınırları içindeki Yeniçağa Kavşağı'nı döndükten sonra karşınıza çıkan yolu takip etmeniz gerekiyor. Orman içi yolculuğunuza, yön tabelaları ile devam edebilirsiniz. Yedigöller Milli Parkı içinde bir dinlenme tesisi var.

Ihlara Vadisi

Sadece ağaçlardaki farklı renk tonlarının peşinde değilseniz, 10 km uzunluğa ve 80 metre derinliğe sahip Ihlara Vadisi, içinde yer aldığı kanyonla birlikte size farklı bir manzara sunacak. Hasandağı'ndan çıkan bazalt ve andezit yoğunluklu lavların soğumasıyla oluşan çatlaklar ve çökmelerle meydana gelen bu bölgede dolaşırken, kayalara oyulmuş barınak, mezar ve kiliseleri sonbaharın farklı ışığında göreceksiniz. Vadiyi bir de yukarıdan, bütün halinde seyretmek isterseniz, Kapadokya'dan balona binebilirsiniz. Ihlara Vadisi'ne Nevşehir'den Aksaray'a giderken, Aksaray'a 11 km. kala sola, Güzelyurt yoluna dönerek ulaşmanız mümkün.